31 Temmuz 2011 Pazar

Akçakoca gezisi-1

Cuma ve cumartesi günü Derin'i anneannesiyle bırakarak Akçakoca'ya gittik. Derin'i ilk defa bıraktığımız için bir geceliğine gitmeye karar verdik. İyiki de öyle yapmışız cumartesi günü öğleye doğru bende ki özlem resmen tavan yaptı .)
Akçakoca'yı tercih etme nedenlerimizden biri de İstanbul'a yakın olması. 2,5-3 saatte gittik. Gitmeden önce Akçakoca hakkında internetten araştırmıştım, ne yenir, nereler gezilir, ne alınır diye.
Cuma sabahı 09.30'da Akçakoca'daydık.Otelimize saat 13.00'de yerleşeceğimiz için önce önümüze çıkan bir pastahane'de çayla börek yiyerek kahvaltı faslını geçiştirdik. Arabamıza binerek Tarihi Ceneviz kalesine gittik. Kale'de aynı zamanda hem mesire alanı hemde plaj bulunuyor. Bizim kaleye gidiş amacımız hem kaleyi görmek hem de internette yazdığına göre mavi bayraklı plajında denize girmekti. Plaja gittiğimizde öğrendik ki mavi bayrağı geri almışlar .) deniz çok kirliydi ve ortamı da hiç sevmediğimiz için ayağımızı bile sokmadan kaldığımız otelin yanında bulunan plaja gittik. Öğlen yemeğine kadar oradaydık, öğle yemeği için pidesinin meşhur olduğunu öğrendiğimiz için çarşıda küçük bir araştırma yaparak Atatürk caddesindeki Furkan büfeyi bulduk. Aslında çarşının içinde bir pideci var ama meşhur mancarlı pideyi Furkan büfe yaptığı için biz orayı tercik ettik. Mancar o bölgede yetişen bir otmuş. Biraz semizotuna benziyor gibi. Mancarlı pide fena değildi ama kıymalı pidesini daha çok sevdik.
Pideleri hüplettikten doğruca otelimize gittik, çantaları attık ve istikamet Çuhallı plajı. Çuhallıyı beğendik ama özellikle dikkatimi çeken, plajların hiçbirinde bir tane bile duş yok, sigara içenlerin atmaları için,  şezlongların yanlarında izmarit atma maksatlı saksılarsan yok, kumlar sigara izmariti içinde.
Plajda bir iki saat takıldık sonra kalktık, tarihi evlerin bulunduğu yukarı mahalleye gittik. Eski evler çok güzel, bazıları bakımsızlıktan dökülüyor, güzelim evlere pimapen pencereler takmışlar. Çok azı restore edilmiş. Bazı evler 100 küsür yıllık. Sizler için bol bol evlerin fotoğraflarını çektim.
Bu arada fotoğrafların kalitesinde bir fark görürseniz giderken kardeşimin canon eos'unu yanıma aldım. Eğer bir fark görmüyorsanız o da benim yeteneksizliğim olsun .)
Akşam yemeğinide araştırmalarım doğrultusunda balıkçı barınaklarının arkasındaki Hamsi Balığa gittik.
Çok isabetli bir karar vermişiz, bence oranın en iyi balıkçısıydı. Özellikle kalamarına bayıldık, yemek sonrası ise çayla beraber meşhur fındıklı tahin helvasını tattık.Akçakoca dışında hiçbir yerde bulunmuyormuş. Çok lezzetli ve değişik bir tat.

Kahvaltı yaptığımız pastahaneden çarşının görünümü.


Tarihi ceneviz kalesi plajı


Kaldığımız otelin yanındaki plaj





Yukarı mahalle



Hamsi balık lokantası

Devamı gelecek..

Herkese güzel bir hafta dilerim, hayırlı ramazanlar..

24 Temmuz 2011 Pazar

sun.day.sky


Bugün santralistanbul'da sun.day.sky festivalindeydik. "Ücretsiz kent festivali " sloganıyla iki gün süren festivalin bu yıl üçüncüsü düzenlendi.
 Santralistanbul'un yemyeşil çimlerinde keyif yapanlar, jonglörler, yaşayan kütüphane ekibi , uçurtma uçuranlar, frizbi oynayanlar,motorsiklet deneyim alanı, müzik grupları ve katılımcıların standları ile çok renkli bir festivaldi. İlk girişte önce standları gezdik, en çok zamanı da  limango kids çocuk alanındaki leonardini'nin oyuncaklarıyla geçirdik.  Devamında ise Starbucks da kahve molası ve çimenlerde keyif yapanlara katılarak güzel bir gün geçirdik.

 
vee  karşınızda sıcaktan bayılmak üzere olan ve hala azimle gezmeye çalışan bendeniz .))
Şapka: Limango'nun festivale gelenlerin hediyesi.





Herkese iyi haftalar .))

18 Temmuz 2011 Pazartesi

Herkese Opera

Dün gece, yıldız sarayının bahçesinde Aşk-ı Memnu operasını seyrettik. Orkestra, sanatçılar çok çok iyilerdi ama özellikle Adnan Bey, Bihter ve Beşir'in performansını büyük bir hayranlıkla seyrettim. Dönem kostümleri çok güzeldi. Evin hizmetçisi Nesrin'in bir yandan örgü örerek, bir yandan da şıkır şıkır oynaması çok şekerdi.  Çok sıcak bir günün akşamında ikinci perde'den sonra resmen üşüdüm diyebilirim. Gecenin benim açımdan en eleştirilecek yanı son derece rahatsız sandalyelerdi ama organizasyon salonda olmadığı için yapacak birşey de yoktu. Bütün gece bir yerler de öten baykuş da opera sanatçılarına kafa tuttu .))
 1-21 temmuz tarihleri arasında yapılacak olan 2. uluslararası opera festivalinin amacı; operayı salondan çıkararak İstanbul'un büyülü atmosferlerinde izleyicilerle buluşturmak.
Gitmek isterseniz son iki opera kaldı, bilgi için buraya bakabilirsiniz.
 Zaide (18-19-20 Temmuz ) Topkapı Sarayın'da
Cezayir'de bir italyan kızı  (21 Temmuz ) Sütlüce Kongre Merkezinde.

10 Temmuz 2011 Pazar

Azıcık dinlendik..



İstanbul sınırları içinde 4 günlük mini bir tatil yaptık. Esas tatilimizi bu sene eylül'de yapıcaz, o zamana kadar dayanamadık . Bu bile iyi geldi bize..

1 Temmuz 2011 Cuma

Yaz geldi ( mi ? )



Dışarda gök gürültüsü, yağmur. Mutfağımızda ise apartmanımızın bahçesindeki ağaçların erikleri ve tapteze ortancalar, güller..
Vakit buldukça yapabildiğim ve son derece ağır ilerleyen at'lı minik goblen tablom. Neyse ki bitmek üzere, biter bitmez duvarıma asar, size de gösteririm.
Herkese güzel hafta sonları.
Sevgiler,
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...

ShareThis