10 Temmuz 2011 Pazar
Azıcık dinlendik..
İstanbul sınırları içinde 4 günlük mini bir tatil yaptık. Esas tatilimizi bu sene eylül'de yapıcaz, o zamana kadar dayanamadık . Bu bile iyi geldi bize..
1 Temmuz 2011 Cuma
Yaz geldi ( mi ? )
Dışarda gök gürültüsü, yağmur. Mutfağımızda ise apartmanımızın bahçesindeki ağaçların erikleri ve tapteze ortancalar, güller..
Vakit buldukça yapabildiğim ve son derece ağır ilerleyen at'lı minik goblen tablom. Neyse ki bitmek üzere, biter bitmez duvarıma asar, size de gösteririm.
Herkese güzel hafta sonları.
Sevgiler,
28 Haziran 2011 Salı
Kendim için..
fotoğrafçılık kursuna gitmek.( bu ara en çok buna taktım )
örgü örmek.
kapalıçarşıyı doyasıya gezmek.
Aşkım ve Derin'le seyahatlere çıkmak.
oturup akşama kadar takı, toka yapmak.
arka arkaya iki film seyretmek.
gündüz uykusu yapmak.
bloglarda doyasıya gezmek, herkese yorum bırakabilmek.
iki saatten daha uzun bir sürede koşturmadan alışveriş merkezini gezmek ve alışveriş yapmak.
Derin ve kendime tasarladığım kıyafetleri dikebilmek.
Hayalimdeki kitap projem için çalışabilmek.
Bütün müzeleri yeniden yeniden gezmek.
Deniz kenarında sessizce kitap okuyabilmek ve bir kitabı bitirmek.
O ayın bütün sevdiğim dergilerini alıp saatlerce okumak okumak..
****
Dönem dönem bazı blogları daha sık ziyaret ediyorum. Merakla acaba yeni postunda ne yazacak, nasıl fotoğraflar olacak diye..İşte bir süredir büyük zevkle okuduğum blog; Defneyle yaşamak . Sevgili Tuğba'nın kızı Defdef .) ile ilgili içten, samimi yazıları.
Fotoğraflar da süper, hala keşfetmediyseniz ziyaret etmenizi tavsiye ederim.
Sevdiğim bloggerlar çok fazla, onlardan da sırayla bahsedeceğim..
Herkese iyi kandiller..
Sevgiler..
19 Haziran 2011 Pazar
Babalar günü kutlu olsun!

Babacığımın, Aşkımın ve bütün babaların Babalar Gününü kutlarım.
Güzel bir pazar günü geçirmeniz dileğimle..
Sevgiler .)
13 Haziran 2011 Pazartesi
Limonlu pelte
1 bardak limon suyu ( 4-5 tane)
1 limon kabuğu rendesi
3 bardak su
1 bardak şeker tencereye konularak orta ateşte şeker eriyene kadar kaynatılır. Diğer tarafta yarım bardak nişastayı, yarım bardak suda eriterek kaynayan karışıma katılır ve bir taşım daha kaynatıldıktan sonra kaselere boşaltılır. Soğuyunca buzdolabına kaldırılır.
Afiyet olsun..
6 Haziran 2011 Pazartesi
Bebek Şenliği
Bebek Şenliğine Cumartesi günü gittim. Geçen seneden farklı olarak yeni tasarımcılar vardı bazıları ise yoktu. Hava çok sıcaktı, saatlerce dolaştım, tam çıkmak üzereydim ki sevgili Gamzeyle (cindirelleundertheumbrella ) ile karşılaştım. Hediyesi için yüzyüze teşekkür etme fırsatı da bulmuş oldum. Fotoğraf da çektirdik ama inanılmaz kötü çıkmış, çok üzüldüm, keşke birkaç tane çektirseydim diye pişman oldum. Şenliğin en dikkatimi çeken kareleriyle sizi başbaşa bırakıyorum..
Aslı Güler: gelincikli elbiselerine bayıldım.
Ayşe Deniz Yeğin.
Bugga: Koşa koşa gittim, stil direktörü Eda'nın tasarımı" itaat et" broşunu almak istedim ama yoktu..

Günseli Türkay'ın ayakkabıları.
Tuvana Büyükçınar





Güray'ın elemeği göznuru: Herşey elişi, merak edenler incelesin diye fotoğrafladım..


Tamamen elde örülen Zuzucan bebekleri.
Deniz Doğruyol my paper art: En çok ilgimi çeken stand oldu. Çok tatlı bir kız Deniz, kağıt sanatını üç buçuk yıl önce kendi kendine öğrenmiş ve gerçekten çok başarılı bir tasarımcı. Kağıdı kumla karıştırarak da tasarımlar yapıyor. Sahaflardan eski pulları, gazete ve dergileri topluyor ve bunları tasarımların da kullanıyor. Kişiye ve mekana özel tasarımlar yapıyor. Mesela müzisyen İskender Paydaş'ın stüdyosuna müzik geçmişi ve fotoğraflarından oluşan bir tablo tasarlamış. Siz hayal ediyorsunuz, Deniz tasarlıyor. ister aydınlatma, ister sehpa yada masa.. İlginizi çektiyse internet adresi: www.denizdogruyol.com
Nazlı Çetiner'in markası Mandalinarossa: Rengarenk trikoları çocuklar ve bizim için :)
2 Haziran 2011 Perşembe
Evim'den..
Evimizin tadilat ve boya işleride sonunda bitti. Bütün ev komple boyandı. Salonun bir bölümü ve banyo'yu kağıt kaplattık. Kağıtları almamız ise tam bir maceraydı. Saatlerce İMÇ'de dükkan dükkan dolaşıp, onlarca katoloğ içinden bir türlü seçemedik. Aslında daha önceden kağıt kullanmadığımız için hangi desen duvarda nasıl durur bir türlü hayal edemedik. Satanların zevkine bakarsanız en büyük desenler, en renklileri hatta simlileri seçersen duvarda çok güzel patlarmış vs. vs. Gösterdikleri kağıtları gördükçe acaba hatamı yapıyoruz, badana mı kalsa diye de düşünmedik değil. Neyse günün sonunda sade ve istediğimiz gibi birşeyler seçebildik. Kağıtlar ithal ve vinil malzemeden. Banyoda kağıt kullanışlı olurmu diye düşünüyorduk ama dediklerine göre su döküp fırçayla yıkasan bile birşey olmazmış. Öyle de yıkamayacağıma göre, sorun yaşamam herhalde.
Şimdi sırada koltukların kumaşlarının değişmesi var. Onun içinde İMÇ'ye gideceğiz ve kimbilir kaç saat gezeceğiz :(
Banyo'nun daha önce alt kısım seramik, üstü boyaydı. Duvarkağıdı çok yakıştı, biz çok beğendik.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)